Hayvanlar
Yaban Atı Sevinci
200 yılı aşkın sürenin ardından Kazakistan’da doğan iki Przewalski yaban atı yavrusu, türün yeniden doğaya kazandırılması çalışmalarında önemli bir dönüm noktası oldu.
Kazakistan’ın orta kesimindeki bozkırlarda bulunan bir yeniden doğaya kazandırma merkezinde, ağustos ayının sonlarında iki Przewalski yaban atı yavrusu dünyaya geldi. Bu doğumların, 200 yılı aşkın süredir Kazakistan topraklarında dünyaya gelen ilk yaban atları olduğu bildirildi.

İlk yavru, 22 Ağustos’ta Tessa adlı 7 yaşındaki bir kısraktan doğdu. Erkek olan ikinci yavru ise 31 Ağustos’ta Umbra adlı bir kısrağın dünyaya getirmesiyle doğdu. İki yavrunun babası, daha sonra hayatını kaybeden Zorro adlı aynı aygırdı. Henüz isim verilmeyen Equus ferus przewalskii yavrularının doğumu, Kazakistan’da türü yeniden doğaya kazandırma çalışmaları açısından önemli bir başarı olarak değerlendiriliyor. Kazakistan Biyoçeşitliliğin Korunması Derneği (ACBK) Koruma Direktörü Alyona Krivosheyeva, Mongabay’a telefonla yaptığı açıklamada, “Bu iki yavrunun doğumu önemli çünkü atların bu iklime ve bu bölgeye uyum sağladığını gösteriyor. Bu, yaptığımız çalışmaların başarılı olduğunun kanıtı” dedi.
Doğal yaşama dönüşün önemli adımı
Her iki yavru da 56 hektarlık (140 dönüm) bir koruma alanında bulunan Alibi Yaban Toynaklılarını Yeniden Doğaya Kazandırma Merkezi’nde doğdu. Merkez, Kazakistan’daki 489 bin hektarlık (1,2 milyon dönüm) Altyn Dala Devlet Doğa Koruma Alanı’nın bir parçasıdır. Altyn Dala, yalnızca Przewalski atları için değil, aynı zamanda bozkır antilobu olarak da bilinen sayga (Saiga tatarica) ve Asya yaban eşeği (Equus hemionus kulan) popülasyonlarının yeniden toparlanması açısından da önemli bir bölge.
Yerel olarak kertagy adıyla bilinen Przewalski atı, evcil atların günümüzde yaşayan tek yaban akrabası. Tür, 1996 yılına kadar doğada nesli tükenmiş olarak sınıflandırılıyordu. O yıl yetişkin bir bireyin bulunmasının ardından koruma statüsü yeniden değerlendirilerek kritik tehlike altındaki türler arasına alındı. Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) ise 2011’den bu yana türü tehlike altındaki canlılar arasında sınıflandırıyor.
Bozkır ekosisteminde önemli rol oynuyor
Przewalski atları tarihsel olarak Rusya, Kazakistan, Moğolistan ve kuzey Çin’deki bozkır çayırlarında yaşıyordu. Bu bölgelerde ekosistemin işleyişine katkıda bulunan önemli bir tür olarak öne çıkıyorlardı. Atlar, kuru bitki örtüsüyle beslenerek orman ve bozkır yangını riskinin azalmasına yardımcı oluyor. Toynaklarıyla toprağı hareketlendirerek yeni bitkilerin kök salabileceği alanlar oluşturuyor, geniş bölgelerde dolaşırken tohumların yayılmasını da sağlıyorlar. ACBK’nin Mongabay ile paylaştığı kurum içi fizibilite çalışmasına göre, Kazakistan’daki Przewalski atı popülasyonu 18. yüzyılın ortaları ile 19. yüzyılın ortaları arasında yok oldu. Eski Rus İmparatorluğu’nun bölgeyi tarım ve hayvancılık amacıyla kolonileştirmesi, bu sürecin başlıca etkenleri arasında yer aldı. Atların su kaynaklarına ve kışlık otlaklara erişimi kesildi, yoğun biçimde avlandılar ve evcil atlarla melezleştirildiler. Bu etkenlerin tümü, yaban atı popülasyonunda “felaket boyutunda” bir azalmaya yol açtı.

Hayvanat bahçeleri türü korudu
Doğada sayıları azalan Przewalski atlarının varlığını sürdürmesinde hayvanat bahçelerindeki esaret altında üreme programları belirleyici oldu. Bu çalışmalar sayesinde çoğaltılan atların bir bölümü, bozkır ekosistemini yeniden canlandırma çabaları kapsamında Moğolistan, Çin ve Kazakistan’daki yaşam alanlarına geri bırakıldı. Son üç yılda Prag Hayvanat Bahçesi ve Berlin’deki Tierpark’tan Kazakistan’a toplam 22 Przewalski atı nakledildi. Doğa koruma uzmanları, kendi kendini sürdürebilen bir yaban popülasyonu oluşturmak için gerekli asgari sayı olarak belirlenen toplam 40 atı ülkeye getirmeyi hedefliyor. ACBK İcra Direktörü Vera Voronova, yaptığı açıklamada, “Şimdi yeni bir görevimiz var: Kazakistan topraklarında doğan ilk Przewalski atı neslinin nasıl büyüdüğünü ve geliştiğini gözlemlemek” ifadelerini kullandı.