Hayvanlar
Yapay Yuva Desteği
Hong Kong’da yaşayan biyolog Astrid Andersson ile ağaç uzmanı Harry Wong, nesli kritik tehlike altında bulunan sarı tepeli kakaduları (Cacatua sulphurea) korumak için dikkat çekici bir projeye imza atıyor.
Şehirdeki kuşlara yapay yuvalar hazırlayan ikili, aynı zamanda bu yuvalara yerleştirdikleri kameralar sayesinde kakaduların üreme davranışlarını uzaktan takip ediyor.

Eylül 2026’da Hong Kong’un merkezindeki St. Louis School’da yaşanan bir sahne, projenin dikkat çekici yönünü ortaya koydu. İki lise öğrencisi, koruma uzmanı Harry Wong’un okul bahçesindeki uzun bir ağaca çevik hareketlerle tırmanmasını izlerken birbirlerine “Örümcek Adam… Tom Holland” diye sesleniyordu. Nemli bir eylül öğleden sonrasında Wong, bir Aleurites moluccanus ağacına sarı tepeli kakadular için yuva kutusu yerleştirdi. Emniyet kemeri ve halatlar kullanan uzman, ağaca tırmanarak kutuyu monte etti ve ardından hızla aşağı indi.
Hong Kong Üniversitesinde (HKU) biyolog ve doktora sonrası araştırmacı olarak çalışan Astrid Andersson ile Wong, şehrin yabani kakadu popülasyonunu korumayı amaçlayan HK Cockatoo Watch projesini birlikte yürütüyor.
Nesli tehlikedeki tür için Hong Kong'da umut
Sarı tepeli kakadular, Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından nesli kritik tehlike altında sınıflandırılan türler arasında yer alıyor. Doğal yaşam alanları Endonezya'nın doğusu ve Doğu Timor olan bu kuşlardan, söz konusu bölgelerde 2.000'den az bireyin kaldığı tahmin ediliyor. Buna karşın Hong Kong, Güneydoğu Asya'daki bu iki ülkenin dışında türün bilinen en büyük yabani popülasyonuna ev sahipliği yapıyor. Kentte yaklaşık 200 kakadu yaşıyor. Bu sayı, dünya genelindeki yabani popülasyonun yaklaşık yüzde 10'una karşılık geliyor.
Hong Kong'daki kuşların, evcil hayvan olarak beslenirken doğaya bırakılan veya kaçan bireylerin soyundan geldiği düşünülüyor. Doğal avcıların azlığı ve sıkı yasal koruma sayesinde popülasyonun istikrarlı kaldığı belirtiliyor. Andersson ve araştırma ekibinin yakın zamanda gerçekleştirdiği bir DNA analizi de Hong Kong'daki kakaduların beklenmedik ölçüde yüksek genetik çeşitliliğe sahip olduğunu ortaya koydu. Bu durum, kentteki popülasyonun Endonezya'daki türdeşlerinin yok olmasını önleme çalışmalarında önemli bir rol oynayabileceğine işaret ediyor. Ancak yoğun yapılaşmanın bulunduğu kent ortamında yaşamak bu kuşlar için kolay değil. Kakadular normalde Güneydoğu Asya'nın yağmur ormanlarında bolca bulunan ağaç kovuklarına yuva yapıyor.
Andersson, şehirde kuşların bu kadar geniş bir doğal yuva seçeneğine sahip olmadığını belirtiyor. On yıldır Hong Kong'daki sarı tepeli kakaduları inceleyen biyolog, kentteki 15 doğal ağaç yuvalama alanının birçoğunun tayfunlar veya belediyenin budama çalışmaları nedeniyle ortadan kalktığını söylüyor. Andersson'a göre Hong Kong'daki doğal ağaç kovuklarının yüzde 60'ından fazlası artık mevcut değil. Bu durum, kuşlar için ciddi bir yuva ve yaşam alanı sorununa dönüşmüş durumdadır.
Yapay yuvalar nasıl hazırlanıyor?
Andersson, Avustralya gibi ülkelerde yürütülen doğa koruma çalışmalarından esinlenerek şehir genelinde yapay yuvalar oluşturma fikrini geliştirdi. Amaç, kakadulara güvenli barınma alanları sağlamanın yanı sıra üreyebilecekleri yeni noktalar oluşturmakTIR. Ancak projenin hayata geçirilmesi için teknik bilgi ve tasarım becerisi gerekiyordu. Ortak bir arkadaşlarının tanıştırması sayesinde Andersson, ağaç uzmanı ve tasarım konusunda deneyimli Harry Wong ile çalışmaya başladı. Wong'un arıcılık ve eşek arısı yuvalarının güvenli biçimde taşınması konusunda da altı ila yedi yıllık deneyimi bulunuyor. Doğal yaşamla insanların bir arada var olabilmesi için çözümler geliştirmeyi amaçladığını belirten Wong, böcekleri koruma çalışmalarından kuşların korunmasına geçişin kendisi için doğal bir adım olduğunu ifade ediyor.
İkilinin hazırladığı yuva kutuları, Avustralya'daki örnekler temel alınarak tasarlandı ancak Hong Kong'un nemli iklimine uygun hâle getirildi. Her kutunun içine bir kamera yerleştirildi. Mobil iletişim bağlantısı üzerinden çalışan bu sistem sayesinde araştırmacılar, yuvaların içini uzaktan izleyebiliyor ve kakaduların üreme davranışlarını takip edebiliyor. Geçen yıl mart ayında başlayan proje kapsamında Hong Kong Adası'nın farklı noktalarına toplam 15 yapay yuva kutusu yerleştirildi.
Andersson, ilk kutuları çalıştığı üniversitenin kampüsüne yerleştirdiklerini, daha sonra şehir parklarından sorumlu Eğlence ve Kültür Hizmetleri Dairesi ile iletişime geçtiklerini anlatıyor. Ardından kakaduların yaşam alanları içinde bulunan okullarla iş birliği kuruldu. Projeye şu anda çeşitli eğitim kurumları katılıyor. Yerel bir Katolik erkek ortaokulu olan St. Louis School'un bahçesinde iki yuva kutusu bulunuyor. ISF Academy kampüsüne bir kutu yerleştirildi. Bir ilkokul olan Quarry Bay School ise Victoria Park'a kurulan bir yuvaya destek veriyor. Chinese International School'da eğitim gören bir öğrenci de kendi yuva kutusunu yapmaya yönelik bir proje yürütüyor. Diğer yuvaların çoğu ise Hong Kong Parkı, yakınındaki Hong Kong Zooloji ve Botanik Bahçeleri ile Victoria Park gibi halka açık alanlarda bulunuyor.
Okulun yeni maskotu kakadular
Hong Kong Adası'nın batısındaki yüksek binaların arasında yer alan St. Louis School, şehirdeki kakaduların sık ziyaret ettiği noktalardan biri. Özellikle görsel sanatlar sınıfının çevresi kuşların uğrak yeri hâline gelmiş durumdadır. Görsel sanatlar öğretmeni Winster Wong ve öğrencileri, kakaduların sınıf pencerelerine konduğunu ve içeriye baktığını sık sık görüyor. Okul toplantıları sırasında da kuşların yüksek sesli ötüşleri duyuluyor. Winster Wong, Ekim 2025'te sınıfın yakınındaki bir ağacın üzerinde yuva açmaya çalışan iki kakadu fark ettiğini anlatıyor. Kuşların kendilerine bir yuva hazırlamaya çalıştığını düşündüğünü söyleyen öğretmen, daha sonra Astrid Andersson'ın YouTube'daki bir röportajını izleyerek biyologla iletişime geçti.
Öğretmen, okul kampüsüne yapay yuva kutusu yerleştirilmesi fikrini Andersson'a e-postayla iletti. Bunun üzerine Andersson ve Harry Wong, Nisan 2026'da okula gelerek iki kutu yerleştirdi. Ertesi ay, görsel sanatlar sınıfının hemen dışındaki bir ağaca yerleştirilen kutuya bir kakadu çifti yerleşti ve o tarihten bu yana burada kalmaya devam etti. Okul binasının duvarına monte edilen ikinci kutuya ise hiçbir kuş ilgi göstermedi. Bunun üzerine araştırmacılar, kutuyu eylül ayında yakındaki bir ağaca taşıdı. Winster Wong, okulun kakaduyu maskot olarak benimsediğini de belirtiyor. Öğrencilerin çizdiği kakadu resimleri okulun tanıtım kitapçıklarında kullanılıyor. Öğrenciler ayrıca kuş figürlü kitap ayraçları ve anahtarlıklar tasarlıyor. İkinci yuva kutusunun yerleştirilmesini arkadaşı Asa Tam ile izleyen ikinci sınıf öğrencisi Owen Yu, bir kakadu ve yuva kutusunun da bulunduğu Lego ağacı yaptı. Öğrencinin eseri, okulun görsel sanatlar sınıfında sergileniyor. Okulun fotoğrafçılık kulübündeki öğrenciler de zamanla kuş gözlemciliğine ilgi duymaya başladı. Altıncı sınıf öğrencisi Rex To, kakaduları yakınlarında gördüklerinde hemen fotoğraf makinelerini alıp görüntü çektiklerini anlatıyor. Teneffüslerde ve öğle aralarında da kuşların okulda olup olmadığını kontrol ediyorlar.
Dördüncü sınıf öğrencisi Rooney Cheung'un bir kakadunun yuva kutusuna uçmak üzere olduğu anı gösteren fotoğrafı, haziran ayında düzenlenen şehir çapındaki öğrenci yaban hayatı fotoğraf yarışmasında önemli bir ödül kazandı. Andersson, öğrencilerin şehir ortamında nesli kritik tehlike altındaki bir türün çiftleşmesini ve üreme davranışlarını gözlemleme fırsatı bulduğunu söylüyor. Biyolog, bu deneyimi bir doğa belgeselini andıran, son derece özel bir karşılaşma olarak nitelendiriyor. Öğrencilerin pencereden dışarı bakarak kuşları izlediği görüntünün de kendisi için unutulmaz olduğunu belirtiyor.
Yapay yuvalar aileleri bir araya getiriyor
Kent genelinde kurulan 15 yapay yuva kutusundan yalnızca dördünde kakadu çiftleri yaşamaya başladı. Andersson, kuşların yeni yuvalara alışmasının zaman aldığını vurguluyor. Kakaduların kutulara yaklaşmak, onları tanımak ve kendilerini güvende hissetmek için zamana ihtiyaç duyduğunu belirten biyolog, bir çiftin ilk üreme döneminde kutuyu yalnızca inceleyebileceğini, yumurtlamaya ise sonraki üreme döneminde karar verebileceğini söylüyor. Bu nedenle projenin uzun vadeli bir çalışma olduğunu ifade ediyor.
Avustralya'daki iş ortaklarının, bazı kuşların daha ilk üreme döneminde yapay yuvalara ilgi göstermesini şaşırtıcı ve büyük bir başarı olarak değerlendirdiğini aktaran Andersson, Hong Kong'daki kakaduların yapay yapılara daha alışkın veya daha cesur olabileceğini düşünüyor. Projenin en dikkat çekici başarılarından biri ise bir yavrunun ailesine yeniden kavuşması oldu.
Mayıs ayında Andersson ve Harry Wong, bir apartmanın tavanındaki klima havalandırma boşluğunda yumurtadan çıkan yavru bir kakadu için yardım çağrısı aldı. Yavruyu kurtaran ikili, ebeveynlerinin onu kolayca bulabilmesi amacıyla bir yuva kutusuna yerleştirdi ve kutuyu ilk yuvalama alanının yakınına koydu. Araştırmacılar, anne ve babanın yavrularını bulmasını yedi saat boyunca bekledi. Sonunda yetişkin kakadular kutuya ulaştı, içini dikkatlice inceledi ve buraya yerleşmeye karar verdi.
Andersson, ebeveynlerin yavruyu beslediğini ve onun küçük bir yavrudan tüyleri tamamlanmış, uçabilecek duruma gelmiş bir kuşa dönüşmesini sağladığını anlatıyor. Yavru, gelişimini başarıyla tamamlayarak yuvadan uçtu.

Daha serin ve kullanışlı yuvalar hedefleniyor
Harry Wong, yapay yuvaları geliştirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Her hafta sonu Kowloon'daki bir sanayi bölgesinde bulunan atölyesinde saatler geçirerek kutuların tasarımını iyileştirmeye çalışıyor. PVC borulardan yapılan kutuların iç sıcaklığını düşürmek, üzerinde durduğu konulardan biri. Wong, bazı kakaduların yuvaları yumurtlamak yerine yalnızca dinlenmek için kullanmasının nedenlerinden birinin içerideki sıcaklık olabileceğini düşünüyor. Bir sonraki üreme döneminde tasarımın nasıl geliştirilebileceğini ve sıcaklık sorununun çözülüp çözülemeyeceğini görmek istiyor.
Araştırmacılar, ekim ayının ilerleyen günlerinde en az üç yeni yuva kutusu daha yerleştirmeyi planlıyor. Andersson, mümkün olduğunca fazla yapay yuva oluşturmayı hedeflediklerini belirtiyor. St. Louis School'daki ikinci kutuya henüz hiçbir kakadu yerleşmedi. Ancak eylül ayının sonlarında Winster Wong, Mongabay'a gönderdiği mesajda umut verici bir gelişmeyi paylaştı: Harry Wong'un kutulardan birinin yerini değiştirmesinin ardından büyük bir kakadu grubu okul kampüsünü ziyaret etmişti. Bu gelişme, yapay yuvaların kuşların ilgisini çekebileceğine dair yeni bir işaret olarak değerlendiriliyor. Proje, kakadulara yeni yaşam alanları sağlamanın yanı sıra bu kritik türün davranışlarını daha iyi anlamak ve korunmasına katkıda bulunmak için de önemli bir fırsat sunuyor.